İnsan Yürüyerek İyileşir

Bu site benim 20’li yaşlarımdan beri hayal ettiğim bir şeydi. Ulaşılmaz değildi ancak benim sürdürebilir düzende bir hayatım yoktu. 31’ime yaklaşık 1 ay kalmışken yeniden deniyorum sayısını bilmediğim seferinci kez, yeniden…

Zor bir çocukluk, ergenlik ve gençlik geçirdim ve hepimizde çeşit çeşit olan travmalarım var. Bazen benzer şeyleri yaşamış birileriyle ya da benzer hislerle hayatını sürdürmeye çalışan ve ilerleyen güzel bir hayata kavuşmuş birileriyle karşılaştığımda iyi hissediyorum. O ne yapıyor nasıl baş ediyor diye bakıyorum. İlerlediğini görmek, hayatını güzelleştirmek istediğini görmek, bu yolda yaptığı herşey bana da ilham ve yerimden kalkma enerjisi veriyor.

20 lerimin başından beri isteğim benim için bu kadar kendimi açmak zor olsa da kendimi açarak ilham olmak. Kendimce enerji bulabildikçe gelişmeye devam ediyorum. Yeni şeyler öğrenmeye zorluyorum kendimi. Yeni eğitimler almaya çalışıyorum bazen isteyerek bazen kendimi zorlayarak.

Kendimi hep yazarak daha iyi ifade ettim. Konuşmak benim için hep en zoruydu. Hatta dijital bir günlük de yaratmaya çalışıyorum İnstagram’da ama hala utanma duygum yoğun olduğundan çok rahat değilim henüz tam anlamıyla kendim gibi olamıyorum orada 🙂 Mesela bu da üzerine çalıştığım bir konu. Topluluk önünde konuşmak, büyük gruplara seslenmek.. Yoksa nasıl daha çok kişiye sesimi duyurup onlara ilham olabileceğim değil mi?

Tüm adımlarımı atarken hem bu dünyada tek olduğumu hem de bu evrende bir zerre olduğumu unutmamaya çalışıyorum. Yazdığım ya da paylaştığım birşeyin anlamını hiç kimse belirleyemez. O kişinin aldığı onu izleyen ya da okuyan insanın tecrübeleri, hayata bakışı, hayatı anlama şekliyle ilgilidir. Yani onunla ilgilidir. Ben bildiğim yolda gönlüm istediğince bu hayatta var olmaya devam edeceğim. Düşe kalka, hata yapıp öğrenerek.

Kierkegaard’ın dediği gibi, insan yürüyerek iyileşir. Belki bugün yürümek yerine yazıyorum.