Kötülükse De Kalbim Bu Kadar Kötü Olsun, Eyvallah.
Bir söz var illa görmüşsünüzdür sosyal medyada.
“Beni arkadaş olarak kaybettin diye düşman olarak kazandın sanma. Hala çiçek açmanı istiyorum sadece benim bahçemde değil.”
Hayatta kimseye düşman olmam. Kimse hakkında artık görüşmüyoruz diye kötülük dilemem. Bana kötülük etmiş olsa bile. Yani en fazla iyi birşey de dilemem işte. Bazen insanoğlu nefsim ile aklından inşallah o da şunu yaşasın diye düşünürken bulduğumda kendimi düşüncelerimi sustururu sen bu değilsin ve olmayacaksın diye kendimi uyarırım. Kalbimde kötülük barındırmamaya çalıştım hep ve çalışmaya devam edeceğim.
Ama düşnüyorum artık.. En azından insanlar yaşattıklarını yaşasınlar. Bu kalbimi kötü yapar mı? Artık bunun kötü düşünce olduğunu düşünmüyorum. Bunun ilahi adalet dengesi için gerekli olduğunu düşünüyorum. Bazı insanlara verdiğiniz zararların, ki illa fiziksel bir zarar olmak zorunda değil manevi bir zarar da dahil buna, o insanın içinde neleri öldürüyor o insanı nelerden vazgeçiyor bilemezsiniz.
31 yaşıma 1 ay kaldı. Çok yakın bir zamana kadar her zaman insanların davranışlarındaki söylemlerindeki iyi tarafa odaklandım. Negatif şeylerle ilgili sevdiklerim için hep kafamda bahaneler vardı. O yanımda olmamayı tercih etmedi değil belki de bir işi vardı belki de o an olmaya gücü yoktu. O bana istediği herşeyi samimiyetimizden söyledi, farkına varmadan yaralarıma dokundu ama aklım başıma gelsin istiyor o yüzden bu kadar sivri konuştu.
Yok ya.. yok yaa… Bunlara artık asla tahammülüm yok. Son bir iki yıldır farkına vardım herşeyin. Hayatımdaki çoğu insan sandığım kadar iyi niyetli değilmiş. Ve farkına varmak beni tüm ilişkilerden uzaklaştırdı. Ben %100 güvenle başlayıp yolda o güveni azaltan biriyen -100 ile güven skalam başlamaya başladı. Bu beni çok yoran ve yıpratan birşey. E bu sefer de madem güvenemiyorum kimseyi hayatıma almayayım noktasına geldim.
Bir insanın güven meselesini böylesine değiştirmek o insana yapabileceğiniz en büyük kötülüklerdendir. Bir insanla yakınlığını bahane ederek ben açık sözlüyüm diyerek haddin olmayan şeyleri o insanın hangi yarasına tuz bastığını bilmeden düşünmeden söylemek konuşmak arkadaşlık değil hadsizlik ve patavatsızlıktır.
Şu da çok net bir konu artık size böyle yaklaşmasına izin vermediğiniz, dediklerini uygulamadığınız ya da sizi çok iyi tanıdığını ve sizin iyiliğiniz için size istediği şekilde davranmaya zorlayan birileri siz bunlara izin vermediğinizde sessizce ve çok kısa bir zamanda hayatından yok olup gidecektir. Sen evet önce gerçeği ne olursa olsun bir insanla yollarını ayırmaya üzülsen de o insanın başından beri gerçek olmadığını yalan insanlardansa yalnızlığın çok daha gerçek ve çok daha sana iyi geldiğini fark edeceksin. Bunu sırf yalnız kalmamak için salaklık derecesinde tüm bunlara izin vermiş ve sınır koyduğunda tam olarak anlattığımı yaşamış biri olarak anlatıyorum.
En çok da siz tüm duvarlarınızı kaldırıp bir insana dost deyip en açık halinizle ona inanırken o tüm hassasiyetlerinizi bildiği halde siz onun istediği gibi yaşamadığınız ve size sözünü geçiremediğinde siz hiç yakın değilmişsiniz gibi davranan o insanlar yaşattıklarını yaşasınlar istiyorum. Aynen yaşattıkları o terk etmeyi ve bıraktıkları o ben hiç miyim hissini yaşasınlar istiyorum. Kötülükse de kalbim bu kadar kötü olsun ya eyvallah.
